Devr-i Alem #7

Endişelerimden kurtulduğum ve hayalimdeki bölüme ulaştığıma göre bu kutularla saatlerce oyalanabilirim. Bunları sakladım. Çünkü, bu kutular sıraya oturduğum anda sınıftaki atmosfer, öğrencilerin yaydığı negatif elektrik, geçmiş ve gelecek kaygısıyla 10 dakika içinde gireceğim sınavı hatırlatıyor. Kaç sene emek vermişiz bu sınav için. Öyle sınavda verilen şeyleri gidip de çöpe atacak değilim. Tabi benim tam zıttım şeklinde düşünenlerde var. Sınavdan çıkınca kalemleri denize fırlatanını da gördüm. Bu da insanı rahatlatırdı aslında 🙂 Ama ben saklayıp arşivlemeyi tercih ediyorum. Seneye sırf bilgilerimi taze tutmak için tekrar gireceğim sınava. Üzüldüğüm tek bir nokta var. Sadece matematiği kötü olan ben son sene matematik dersindeki netimi inanılmaz bir şekilde artırmıştım. Ama gelin görün ki istediğim/kazandığım bölüme kavuşunca matematikten eser kalmadı. Arada sırf eski günleri yad etmek adına bir de bilgileri taze tutmak adına birkaç branş testi çözüyorum.

Zonguldak’ın merdivenli sokaklarından birinden aşağı inerken göz göze geldik bu çiçekle. Fotoğrafa hiçbir efekt uygulamadan çekmiştim bu fotoğrafı. Sanırım fotoğrafta verilmek istenen mesajı anladınız.

Saat 1 suları ve sonraki gün için biraz para çekmek amacıyla ATM’ye doğru yöneldiğimde karşılaştığım manzara 🙂 Ne düşündüğünüz tahmin edebiliyorum ancak önümdeki klavye numerik tuşlar ve ATM’ye özel programlanmış tuşlara sahip ve bildiğiniz gibi klavye veya usb bellek takacak bir usb girişi de yok 🙂

Şu ana kadar ilgimi çeken karelerin Eğitim ağırlıklı derslerin kitaplarında yer aldığını fark ettim. Bu da Eğitim Psikolojisine Giriş dersi kitabından bir kare.

Bu da Sosyoloji kitabından. Burada ilgimi çeken şey yazarın internetteki topluluklarından ‘Sanal Cemaat’ adı altında söz etmesi. Yani insan kafasında canlandırınca değişik duygulara kapılabiliyor bu ifadeyi duyunca.

Vee. İnsanların kalorifer veya soba yakmadığı nadir zamanlardan biri. Zonguldak’ın, güzelliğini gözler önüne seren o manzarası. Bu fotoğrafı vizelerin bitiminde çektiğimden ayrı bi’ güzelliği de var benim için 🙂

Fotoğrafta toplam kaç lira var dersiniz? 10? 20? Tamı tamına 33,50 Türk Lirası var. Evet yanlış duymadınız. Aynı odayı paylaştığım arkadaşımın tavsiyesine uyarak yurda döndüğümüzde cebimizdeki bozuklukları bir kavanozda biriktirmeye başladık. O küçük bozuklukları atıyordu sadece. Bense cebimde durmasını sevmediğimden ve cüzdanı kabarıklaştırdığından hemen kurtulmak için 1 liraya kadar atıyordum. Gelin görün ki sınavların bitiminden sonra Samsun’a dönmek için bineceğim otobüsün kalkmasına bir buçuk saat kala bu manzarayla karşılaştım. Bu fotoğrafı da bu kadar bozuklukla ne yapacağımı düşünürken çektim. Hemen ne yaptığımı söyleyeyim. Samsun’a gidene kadar iki yerde mola verdik. 2 lira öyle gitti. Son mola verdiğimiz yerde 5 liraya Trabzon ekmeği aldım. Bi’ umut ekmeği aldığım adama paraları bütünleyip bütünleyemeyeceğini sordum. Saat 3 sıraları böyle bi’ durumla karşılaştığı için adam cevap veremedi sanırım. Bana şaşkın bir bakış attı. Arkadaşla ‘Kolay gelsin.’ deyip çıktık. Otobüse doğru giderken adam öylece dalmıştı. Bir anısını mı aklına getirdik anlamadım vallahi. Eve gelince durumu çözdüm Allah’a şükür 🙂

Arkadaşlarla toplanıp sohbet ederken çembere aldığımız kurabiye kutusundan böyle bir kurabiye geldi elime. İlk defa gördüğüm için çok şaşırdım. Adamlar bildiğiniz çekirdeği kabuğundan çıkarıp kurabiyenin üzerine serpmiş. Ağzıma atıp yavaş yavaş yedim. Süper bir tadı vardı. Pastahanelerde adı ‘Çekirdekli kurabiye’ diye geçiyor. Siz de denemek isterseniz alabilirsiniz. Bu arada çekirdekleri kabuğundan çıkaran makine varmış. El işi değil yani yanlış anlaşılmasın 🙂

Şu gece yarısında sokak arasında kötü insanların saldırısına maruz kalmış insanları bilir misiniz? Ya da ‘Arrow’ dizisini izliyor musunuz? Bu sorulara cevabınız evetse bu fotoğraf sizin için hiç de yabancı değil. Fotoğrafın derinliğinden mi anlamadım ama fotoğrafa bakınca her ayrıntıyı yakalayabiliyorsunuz.

Merak edenler için; Bu fotoğrafı Nokia Lumia 820’nin ISO ve deklanşör hızı ayarlarıyla oynarken neler yapabileceğini görmek için çektim.

Şu bir numarayla en fazla üç hat değiştirme kuralını kaldırdıkları çok iyi oldu. Gördüğünüz üzere fotoğrafta tam olarak 14 tane sim kart var. 14 kartın 14’ünü de tek numarayla değişmedim tabi ki ama koleksiyonuma ekleme yaparken dikkatimi çekti ve bu fotoğrafı ‘Devr-i Alem’ yazı dizisinin yedinci yazısına dahil etmek istedim. En son AVEA’dan BimCell’e geçtim. Onun da sebebi şu: AVEA’dan önce BimCell’deydim ve Üçlü Paket kullanıyordum: 250DK+5000SMS+500MB = 19TL. Dakika ve internet kotası yetmediği için AVEA’nın WOOPS tarifesi (500DK+5000SMS+2GB = 23TL) için AVEA’ya geçtim. 3 ay kullandıktan sonra gördüm ki üç kota da fazla geliyor. Sonra tekrar BimCell’e geçip 300DK+1GB = 19TL olan paketi kullanmaya başladım. Sizin bir tavsiyeniz varsa bekliyorum. Şöyle 300DK+1000SMS+1GB olsa ona geçecektim ama yok 🙁

Bir Devr-i Alem yazısının da sonuna geldik. Gelecek yazılarda görüşmek üzere!

Sevebilirsin...

Görüşleriniz benim için değerlidir.

4 Yanıt

  1. Mustafa Alnıak dedi ki:

    Yazı baştan sona harika olmuş gerçekten 🙂 kolleksiyon çılgınlıgınıda sevdim 😀 güzel bir yazı olmuş ayrıca bir tavsiye 500DK+5000SMS+2GB = 23TL kullan gitsin işte boşver bimcell’i falan iyi tarife ben 5-6 aydır kullanıyorum neyse bu kadar yeter 😀

  2. Anonymous dedi ki:

    İlginç …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading Facebook Comments ...
Loading Disqus Comments ...